DİYARBAKIRDA KÖŞKLER



KÖŞKLER




Seman Köşkü'nde Eyvan ve Havuz

Diyarbakır surlarının güneyinde ve çoğunluğu Dicle nehrinin batısındaki yamaçlarda bulunan köşk­ler (Çizim 1), Diyarbakır surlarını, Esfel bahçelerini, Dicle nehri ve geniş vadisini gören etkileyici bir pa­noramaya sahiptir.

Sıcak-kuru bir iklim ve sınırlı bir alan etkisiyle, Diyarbakır Suriçi'nde bitişik olarak inşa edilen evle­rin içe dönük ve avlulu karakterine karşın, köşkler; bahçe içerisinde, sınırlan geniş bitki örtüsüyle belir­lenen, manzaraya hakim ve doğayla birlikte olma arzusunu karşılayan yapılardır. Köşklerin varlığı, Suri-çi'nde lek manzarası avlu olan evlere sahip kent soy­lularının doğayla birlikte olma çabalarına bağlanır. Yaz aylarında kullanılan bu vernaküler mimari ör­nekleri, Ortaçağ karakterindeki içe dönüklükten, Rö­nesans'ın çevreye açılma eğilimine benzer bir plan­lama akışı gösterir. Köşklcrdcki tüm mekânlar, görsel olarak doğayla iç içedir.
Kuşdili Köşkü.




Ağulu Dere Köşkü.

 Köşklerde mekânlar, dikdörtgen formlu yapının uzunluk doğrultusundaki ekseni üzerinde dizilir. Bu eksen üzerinde bir yüzü açık olan eyvanın konumu,
yer alır.
 Köşklerdeki eyvan, genci olarak Diyarbakır Sur içi geleneksel evlerindeki eyvanlardan farklıdır. Eyvanın dikdörtgen biçimli formunun uzunluk yönündeki ek­seni, Diyarbakır geleneksel evlerinde kitlenin uzun­luk yönündeki eksenine paralel, köşklerde ise dik­dörtgen formlu kitlenin uzunluk yönündeki eksenine diktir (Çizim 3). Köşklerdeki eyvanda selsebilli havuz, hacmi ekseninden itibaren ikiye böler. Diyarbakır ge­leneksel evlerindeki eyvanda ise bazen görülen ha­vuz ortada bulunur.

Köşklerde genel olarak kuzeye yönlendirilmiş olan eyvan ile önündeki bahçe arasında organik bağı ku­ran öğe, sudur. Eyvanın içinden bahçeye akan su; kaynak, selsebii, dikdörtgen havuz, açık ya da kapa­lı bir kanal, taş kadeh ya da şadırvan ve dıştaki bü­yük havuz dizgelerini takip eder (Çizim 4). Kaynak­tan gelen su, eyvanın arka duvarında bulunan kenar­ları işlemeli taş yüzeyde sesli bir su perdesi oluşturur, incecik bir kesitte akan su, buharlaşarak doğal bir ik-limlendirme sağlar. Eyvan içinde bulunan 40-50 cm. derinliğindeki dikdörtgen havuzda su neredeyse ha­reketsizdir. Meyvelerin soğutulduğu bu havuzdaki su, taşmadan bazen kapalı bir kanal ile kaybolur ve dantel gibi işlenmiş taş kadeh ya da şadırvanda ortaya çıkar. Kanal ile taşınan su, son olarak büyük ha­vuza akar. Derinliği fazla olan havuzun taş olan dö­şeme ve duvarları sıvasızdır. îçine girip serinleme amacı ile de kullanılan bu havuzun suyu, bahçe su­laması için gerekli su ihtiyacını da karşılar.

Erdebil Köşkü

Eyvan, bazalt kaplı döşemesi, beşik tonoz ya da ahşap kirişli düz örtülü tavanı, bir tarafı açık diğer üç tarafı duvarlarla kapalı olan içinde su hareketinin dantel gibi işlendiği serin bir mekândır. Önü açık olan bu mekânın, arka duvarı üzerinde pencere şek­linde boşlukları olan örneklerine de rastlanır. Rüzgâ­rın bir taraftan girip diğer taraftan çıkışını sağlayan bu boşluklar İle eyvan içinde doğal bir hava sirkülas­yonu sağlanır.

Tek katlı olan köşkler, selsebilli eyvan ve birkaç odadan oluşurlar. İki katlı olanlarında üst katta man­zara için seyir platformu olan ikinci bir eyvan bulu­nur. Ahır birimi, bodrum kattadır. Geçici ocakların bulunduğu bazı köşklerde mutfak bulunmaz. Tek katlı olanlarında bahçe içinde bulunan tuvalet, iki katlı olanlarda üst katta inşa edilmiştir.

Odalarda  alt pencereler sedir yüksekliğinden itibaren başlar. Bazen bu pencereler üzerinde tepe pencereleri yer alır. Duvarlarda kapaklı yada kapaksız  "paça" adı verilen nişler bulunur, iklim nedeniyle odaların yükseklikleri fazladır. Tepe pencereleri ise odalarda biriken sıcak havanın tahliyesini sağlar.

Bu asal geometrik formun sade görünüşüne karşın, pencere ve kapı kemerlerindeki ince işçilik, bazalt ve kireç taşından inşa edilen ardışık duvarları, cepheler üzerinde "cıs" adı verilen özel bir harç kullanılarak yapılan rozet ve bitki motiflerinden oluşan pano süs­lemeleri, saçakların hemen altında bulunan koç başlarının zerafeti ve detaylarındaki incelikleri ile köşk­ler, vernaküler mimarinin güzel örneklerindendir.
Geleneksel köşk mimarisi; tekrar kullanılabilir yapı bileşeni, iklimsel yapı, imgelenebilir mekân, sür­dürülebilir tasarım kriterleri gibi kavramları bünye­sinde barındırmakladır.

Bu vernaküler mimari, kaybolma tehlikesiyle karşı karşıyadır ve modern mimariye ilham kaynağı olabi­lecek pek çok gizeme sahiptir.



Yorum Yaz