KAĞIT BEBEK NURDAN ÜNSAL


 
Kağıt bebek...

 

karşınızda oturmuş kendimi kopyalıyordum
karbon kâğıdı yoktu aramızda yaş farkı da
şaka değil kopyalıyordum işte, elimde keskin makas
el ele tutuşup sokaklara bakmışlığımız vardı
beyaz gecenin içinde tahta masaya oturmuşluğumuz
dalgalar, kalın sesli şarkıcı kadın vesaire
santuru ben çalıyordum
en sevdiğiniz taş plağı da dinletmek isterdim ama
değişmiştiniz
ben de değişiyordum, bunu fark etmiyordunuz
gölgemi almıştınız elimden
yoksa çoğalmak iyi şeydir
ya da ben değişiklik olsun diye
sokaktakileri kıskandığımdan olacak
unutkanlık işte, üstüne basıp geçmiştim sahi

lekeli martılar uçtu denizlerin üstünden
ben yokken, dışarıdayken yani
çağırdınız geldim yanınıza
gözlerinizden anlıyorum gülüyorsunuz
bu diğer adı sessizliğinizin
belki de bayramlık süsleri katlarken
katlayıp valizlere tıkarken çıkardığınız sesler
böylece yaşayıp gidiyoruz
yolculuklar, valizlerin açılıp toplanması yorucu oluyor
daha doğrusu zaman alıyor demeli...
 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !